14 Haziran 2016 Salı

Miami’de Alışveriş

Amerika’ya kadar gitmişiz alışveriş yapmadan dönmek olur mu? Tatbiki olmaz. Alışveriş severlere burası adeta bir cennet. Sıcağın en çok bastırdığı 1 ile 5 arası saatlerde yapılacak en iyi aktivite tabi ki de klimalı devasa alışveriş merkezlerini altüst etmek. Miami’de her keseye uygun bir şeyler bulmak mümkün.
Öncelikle bir kaç tüyo vereyim.
– Alışveriş merkezlerine gittiğinizde öncelikle danışmaya uğrayıp günlük indirim kuponlarından alın. Böylece o gün geçerli olan çeşitli promosyonlardan faydalanabilirsiniz.
– Uçuk indirimler ancak Amerikan markaları için geçerli bir durum. Avrupa markalarının fiyatlarında pek bir değişiklik yok açıkçası.
– Eğer sınırlı zamanınız varsa outletler ve alışveriş merkezleri fazlasıyla zaman kaybı. Birçoğu genellikle şehrin dışında oluyor ve bu nedenle tüm gününüz burada geçiyor. TJ-Maxx, Marshalls ve Ross mutlaka uğranması gereken mağazalardan ama bir şeyler bulabilmek biraz sabır istiyor.  Hemen hemen aynı konsepte sahip bu üç mağazada birçok ünlü markanın outlet ürünlerini çok iyi fiyatlara bulabilirsiniz. Mağazalar biraz çarşamba pazarını anımsatsa da arada iyi şeyler çıkabiliyor. Ayrıca her türlü kıyafet, gözlük, saat, ayakkabı, çanta, parfüm, kozmetik ev eşyası, elektronik… vb. bulmak mümkün.
-Macy’s Amerika’da uğranması gereken mağaza zincirlerinden bir tanesi. Hemen hemen her yerde karşılaşabileceğiniz bu mağazada birçok farklı markanın ürününü bulmanız mümkün. Fiyat açısından en iyi alternatif olmasa da Tj-Maxx benzeri mağazalarda bulabileceğinizden daha üs markaları bulabilir, özel indirim günlerine denk gelirseniz hesaplı ürünler alabilirsiniz.
Gelelim Miami ve çevresindeki alışveriş merkezleri ve outletlerin listesine.
Lincoln Road & Collins Avenue
South Beach’de bulunan bu iki cadde boyunca sayısız mağaza, restoran, kafe bulmanız mümkün. Gün içinde sıcak dolayısıyla gezmek pek kolay olmasa da akşam üstü hem alışveriş hem yeme içme için keyifle zaman geçirilebilir. Ayrıca akşam yemekleri içinde çok kaliteli restoranlar yine bu çevrede mevcut.
Bal Harbour Shops
Miami Beach’in kuzeyinde açık hava bir alışveriş merkezi. Çok güzel dizayn edilmiş. Tropikal bir bahçede geziniyormuş havasıyla keyifle alışveriş yapabileceğiniz bir mekan. Hemen hemen tüm ünlü markaların mağazalarını bulabileceğiniz, Miami’nin lüks alışveriş noktalarından biri.
Adres: 9700 Collins Avenue, Miami
Miami Design District
Miami Beach’e 5 km uzaklıkta bir semt burası. Sanat galerileri, antikacılar, lüks mağazalar, kaliteli restoranların bulunduğu semt, alışveriş için özel olarak kurulmuş. Lüksü iliklerinize kadar hissedebileceğiniz, bol sıfırlı alışverişler yapabileceğiniz, tasarım bir semt burası. Binaların duvarlarındaki resimler de buraya ayrı bir hava katmış doğrusu. Her ayın 2. Cumartesi günü akşam 7-10 arasında Art-Design Night düzenleniyor. Sadece alışveriş için değil, gezmek için de gidilebilecek bir yer.
Adres: 3841 NE 2nd Avenue, Miami
IMG_6714IMG_6715IMG_6722IMG_6723IMG_6724

Aventura Mall
Amerika’nın üçüncü Florida eyaletinin ise en büyük alışveriş merkezi. Bünyesinde 300 den fazla mağaza barındıran bu devasa alışveriş merkezinde LV, Cartier, Burberry, Emilio Pucci, Philipp Plein, Valentino, gibi dünyaca ünlü tasarımcılar dahil aradığınız tüm markaları bulmak mümkün. Mağazaların yanında Amerika’nın ünlü mağaza grupları Nordstrom, Mancy’s ve Bloomingdale’s, restoranlar ve sinema mevcut.
Adres: 19501 Biscayne Boulevard, Aventura
Bayside Marketplace
140’dan fazla mağazası, ünlü kafe, restoran ve barlarıyla Miami’nin deniz kenarında bulunan büyük bir alışveriş merkezi. Miami Vice dizisinde sık sık görülen yerlerden de birisi. Daha çok alışveriş için değil de güzel bir atmosferde dolaşmak ya da yeme içme için daha uygun. Ayrıca bot turları bu bölgeden kalkıyor.
Adres: 401 Biscayne Boulevard, Downtown Miami
Collannade Outlets / Sawgrass Mill Outlet Mall
Miami’ye 30-35 dk mesafede, Amerika’nın sekizinci, Florida eyaletinin ikinci büyük outlet merkezi. Aşırı büyük olduğundan Miami’de ki bir tam gününüzü yiyebilir. Düşünün ki merkez içinde ring seferi yapan küçük otobüsler mevcut. Çok uygun fiyatlı güzel ürünler bulabilirsiniz. Kesinlikle sabah erkenden gelin. Tam anlamıyla gezmek isterseniz öğleden sonraları yeterli olmuyor. Tecrübeyle sabit. Ünlü tasarımcılardan, hazır giyim markalarına kadar hemen hemen her şeyi uygun fiyatlarla bulabilirsiniz. Burberry, GUCCI, Jimmy Choo, Prada, Salvatore Ferragamo, Tory Burch, Versace de var Adidas, Timberland, Puma, Tommy, Levi’s, Calvin Klein’de. Amerika’nın karma karışık ama bir o kadar da ucuz olan toplama ürünler satan mağazası T j Maxx’ın outleti de burada.
Adres: 12801 W Sunrise Blvd, Sunrise
Dolphin Mall
Miami’nin büyük kapalı alan alışveriş merkezlerinden bir tanesi. Çok bir özelliği yok. Her yerde bulabileceğiniz mağazalarla kurulmuş. Bol zamanınız varsa gidilebilir. Buradansa Miami Beach’te bulunan mağazaları gezmek çok daha keyifli.
Adres:11401 NW 12th
CocoWalk
Miami’nin şirin semtlerinden biri olan Coconut Grove’da bulunan bu merkez alışverişten daha çok yeme içme ağırlıklı. Alışveriş merkezi olarak geçse de mağazalar yerlerini restoranlara bırakmış. Güzel bir akşam yemeği için tercih edilebilir. Bahaneyle de Coconut Grove’da bir tur atmış olursunuz. Akşamları çevredeki publar ve canlı müzik yapan restoranlar oldukça keyifli oluyor.
Adres: 358 San Lorenzo Avenue, Coconut Grove
Dadeland Mall
Miami şehir merkezinden arabayla 20 dk uzaklıktaki bu merkezde Florida’nın en büyük Macy’s mağazasını bulmanız mümkün. Bunun yanında hatırı sayılır büyüklükte Saks Fifth Avenue ve Nordstrom mağazaları ve Apple, Armani, Coach, Michael Kors… gibi markaları bulabilirsiniz.
Adres: 7535 N. Kendall Dr.,Miami
Devamını oku ...

21 Mart 2016 Pazartesi

Amsterdam Kafası :)

Haziran 2015
IMG_7132
Yine, yeni, yeniden Amsterdam’dayız. Daha önce 2007 ve 2008 yıllarında iki kez geldiğimiz bu ünlü ve güzel şehir aradan geçen 7 senede güzelliğinden, çekiciliğinde ve eğlencesinden hiçbir şey kaybetmemiş. En önemlisi de bozulmamış ve değişmemiş. Nihal-Ersin, Seden-Bülent ve Yelda-Ömer olarak hep beraber deli eğlenerek müthiş geçirdiğimiz 3 günün ardından aradan biraz zaman geçmiş olsa da postumu yazarken ”acaba bir kez daha gider miyiz?” sorusu zihnimi kurcalamaya devam ediyor.
Her ne kadar bu şehre gelenlerin büyük kısmının asıl ilgisini çeken kısmen yasal olan hafif uyuşturucu kullanımı ve fuhuşun tabu olmaktan çıkıp turizme dönüştüğü Red Light District olsa da zengin tarihi, çeşit çeşit müzeleri, sanat galerileri, muhteşem yapıları, UNESCO’nun Dünya mirasları listesine girmiş köprüleri, labirent gibi kanalları, yel değirmenleri, dar cepheli birbirine yapışık tuğla evleri ve bisikletleriyle Hollanda’nın başkenti Amsterdam yüzlerce çeşit milletten insanın yaşadığı harika ve hareketli bir şehir. İlk kez gelenler eminin bu kadar çok anlatılan ve bu kadar çok yapılacak şey olan bir şehrin bu denli küçük olmasına şaşıracak ama Amsterdam 800,000 den az nüfusu ve çevresini bisikletle birkaç saatte dolaşabileceğiniz kadar küçük bir şehir. Tamamı nehre çakılmış ahşap kazıklar üzerine inşa edilen şehrin adı da Amstel Nehri üzerindeki bent anlamına geliyor. Yaptıkları bentler ve yel değirmenleriyle su seviyesini sabit tutup, ahşap kazıkların çürümesini engellemeye çalışmış olsalar da bazı yerlerde görülen Dancing House yani dans eden evler adını alan yamulmuş binalar Amsterdamlıların suyla mücadelesinin bir kanıtı.
Özgürlükler ülkesi Hollanda…
Özgürlükçü yasalarıyla her zaman gündemde olan Hollanda, bazı muhafazakar kesimleri korkutsa da, tam bir özgürlükler ülkesi. Birçok ülkede katiyen yasak olan ya da tabu olan birçok şey bu ülkede serbest.
  • Hafif uyuşturucular yıllardır serbest. Coffeeshoplarda pek çok farklı türde marihuana, haşhaş gibi ürünleri menülerden sipariş edebilir ve dilediğiniz şekilde coffeeshop içerisinde veya sokakta özgürce içebilirsiniz. Bu mekanlarda tütün ürünleri içmek yasaktır ve alkol satışı yapılmaz. Biraz gariptir ama tütün mamullerini ancak uyuşturucuyla karıştırıp içebilirsiniz. Kimi yerlerde sigara içmek için ayrı bölümler bulunur. Yani uyuşturucu içenler ile tütün içenler ayrıdır. Hollanda’da hafif uyuşturucu kullanımının serbest olması, hafif uyuşturucu kullanım oranlarını pek değiştirmemiş. Hatta ağır uyuşturuculara geçişi azalttığı bile söylenebilir. Hollanda’da “hayatında en az bir kez marihuana kullananların oranı” %25,7 iken nispeten yasak olan ABD’de %41,5’miş.
  • Fuhuş yasal. Ünlü fuhuş sektörü resmen bir iş kolu olarak kabul görmüş ve hayat kadınlarına ödenen paralara katma değer vergisi bile getirilmiş. Amsterdam’ın en merkezi yerinde bulunan Red Light District’te hayat kadınları kırmızı neon ışıklar altında iç çamaşırlarıyla vitrinlerde müşteri beklerler. Vitrin ışığı mavi olanlar transseksüellermiş. İlgilenenlere duyurulur. Fotoğraflarını çekmeye kalkarsanız beklemediğiniz tepkilerle karşılaşabilirsiniz. Dikkatli olun. Günün her saati kalabalık olan bu bölgede, vitrindeki hayat kadınlarının yanı sıra birçok sex shop, gay bar, çeşitli sex şovları yapan tiyatrolar, sex müzesi, coffeeshop, cafe ve restoran da var. Her yıl milyonlarca turist bu bölgeyi görmek için Amsterdam’a geliyor. Bu arada bölge Amsterdam’ın en güvenli bölgelerinden. Gece gündüz polis koruması altında.Her ne kadar kulağa anlatınca çok cazip değilmiş gibi gelse de gerçekten eğlenceli ve kalabalık bir yer. Kadınlarla pazarlık yapıp suçlu psikolojisiyle odalara giren adamları izlemek bile çok eğlenceli.
  • Eşcinseller yasal olarak evlilik yapma hakkına sahip. Günümüzde diğer ülkelerde de bu anayasal bir hak olarak kabul görmüş olsa da bu yasayı kabul eden ilk ülke unvanı Hollanda’ya ait.
  • Yaşamak istemeyene ötenaziyi serbest.

Gelelim 3 günde bizim yaptıklarımıza. İlk gün gelip şehir merkezinden biraz uzakta olan otelimize yerleştik. Şehir merkezindeki eski, küçücük odalı, fahiş fiyatlı, park probleminin olduğu otellerle kıyaslanınca Golden Tulip Amsterdam West gayet konforlu bir oteldi. Özellikle otelin kahvaltısı Avrupa’da bulup bulabileceğiniz en zengin açık büfe kahvaltılardan biri. 
Amsterdam gezilmesi kolay şehirlerden. Görülmesi gereken yerlerin büyük çoğunluğu merkezde ve birbirine yakın. Hal böyle olunca attık kendimizi Amsterdam’ın kanallar labirentine. Tüm gün kanallar arasında o sokak sesin bu sokak benim dolaştık durduk. Herkese her zevke uygun bir şeyler var bu güzel şehirde. Birçok Avrupa şehrinden daha fazla müze, sanat galerileri, muhteşem parklar, kanallar çevresinde kurulmuş göz boyayan bir şehir, özgürlük, kısmen serbest uyuşturucu, yasallaşmış sex ticareti, her çeşit sinema, tiyatro…vb.
IMG_7198IMG_7221IMG_7192IMG_7558IMG_7561IMG_7575IMG_7576IMG_7601IMG_7615IMG_7216IMG_7573IMG_7205
Aslında Amsterdam’ı keşfetmenin en kolay yollarından biri bisiklet kiralamak olsa da insan sayısının bisiklet sayısından daha az olduğu şehirde bisiklet kullanmak da pek kolay iş değil. Hele de bizler gibi bisikleti çocukluğunda bırakanlar için. Valla yürürken bile kendinizi bisikletlilerden sakınmalısınız. Her köşeden çıkıyorlar ve deli gibi gidiyor. O nedenle Nihal’le ben tabana kuvvet derken diğerleri birkaç saatliğine bisikletlerini kiralayıp çocukluklarına döndüler.
Amsterdam’da gezilecek, görülecek yerler…
Red Light District : Burası Amsterdam’ı Amsterdam yapan yer. Amsterdam’ın özgürlükler şehri olmasının sebebi. Sex turizminin ve kısmen yasal hafif uyuşturucunun merkezi. Her yıl milyonlarca turist burayı görmek için Amsterdam’a geliyor. Kanal çevresine kurulmuş caddede kırmızı camekanlarda kadınlar, mavi ışıklı camekanlarda transseksüeller müşteri çekmeye çalışıyorlar. Bir çok sex shop, gay bar, randevu evi, coffee shop, sinema ve tiyatronun bulunduğu cadde şehrin en güvenli yerlerinden. Gün boyu polis korumasındaki cadde olayla alakası olmasa da gezinen turistlerle dolu.
The Bulldog şehirdeki sayısız coffee shoptan en popüler olanı. ”Uyuşturucu tüm kötülüklerin anasıdır.” sosyal mesajını verdikten sonra Amsterdam’ı anlatırken kısmen yasal olan uyuşturucuya değinmeden olmaz. Bu şehir günün her saati buram buram ot kokusunu duyabileceğiniz bir yer. Coffee shoplar ise bizim bildiğimiz gibi çay kahve satan dükkanlar değil. Alkol satışının kesinlikle yasak olduğu bu dükkanlardan hafif uyuşturucu olarak nitelendirilen marihuana, haşhaş, magic mushroom gibi maddeler alınıp içilebiliyor.
download (1)Red-light-district-tour-Amsterdam-by-DMC-Amsterdam-ZOYO-Travel

Dam Square (Dam Meydanı): Amsterdam’ın kalbi ve şehrin en popüler meydanı. Tam merkezde olduğundan oldukça kalabalık. Zamanında Napolyon ve birlikleri şehri işgal ettiğinde yönetimi bu meydanda devralmışlar. Kraliyet sarayı, NieuweKark, National Monument, Madame Tussauds müzesi bu meydanda. İlginizi çekiyorsa dünyaca ünlü sanatçı ve politikacıların balmumu heykellerinin bulunduğu Madame Tussauds müzesini gezebilirsiniz.
Anne Frank House: İki Yahudi ailenin 2. Dünya Savaşı sırasında 2 yıl Nazilerden saklandıkları bu ev, ailelerin ihbar edilip yakalanarak Bergen-Belsen toplama kampına götürüldükten sonra, kampta 15 yaşında ölen ailelerden birinin kızları Anne Frank’ın bu evde yazdığı günlükler sayesinde meşhur olmuş. Kapıda öyle bir sıra vardı ki içeriyi görmek maalesef mümkün olmadı. 
Nine Streets: Dam Meydanı’nın hemen arkasında 9 kısa caddeden oluşan alışveriş bölgesi. Küçük butikleri, cafe ve restoranları, kitapçıları, çiçekçileri, antikacılarıyla ünlü bu caddeler Amsterdam’ın keyifli vakit geçirebileceğiniz aynı zamanda da ufak tefek alışveriş yapabileceğiniz bir bölgesi.
The-Nine-Streets
Leidseplein: Amsterdam’da ki başka bir meydan. Çevresinde bulunan gece kulüpleri, barlar, restoranlar ve cafeler nedeniyle günün her saati kalabalık.
Heineken Experience: Heineken’in bira fabrikası. Bira yapımının aşamalarının bir bir anlatıldığı fabrikada, bol bol bira içip, çeşitli animasyonlara katılıp, videolar çekebilir, bilgisayar oyunları oynayabilirsiniz.
IMG_7281IMG_7328IMG_7504IMG_7616
Rembrandtplein: Adını Hollandalı ressam Rembrandt van Rijn’den alan meydan çevresindeki cafeler, Hollanda müziği yapan barlar, hediyelik eşyalar satan dükkanlar ve sabahları kurulan pazarıyla Amsterdam’daki kalabalık ve turistik meydanlardan biri. Meydanın hemen arkasında Türk restoranı Ali Ocakbaşı gayet başarılı. Test ettik onayladık.
IMG_7581
Jordan: Turist yoğunluğunun az olduğu, merkezin hemen dışında yer olan bu bölge daha çok yerel halkın bulunduğu, kaliteli restoran ve cafelerin, bir tık pahalı butiklerin olduğu bir kesim.
Vondelpark: Amsterdam’ın yemyeşil parkı. Şehrin kalabalığından kaçmak isteyenler için bulunmaz nimet. Bisiklete binmek, çimlerde uzanmak, spor yapmak için güzel bir mekan. Sabahları gölün orada bulunan cafede hafif bir kahvaltı yapabilirsiniz.
IMG_7251IMG_7258
Waterlooplein: Meraklıları için şehrin ikinci el cenneti. Ne ararsanız var. Eski püsküye meraklıysanız uğramadan dönmeyin.
Gelelim müzelere. Amsterdam’da hatırı sayılır miktarda müze var ama gel gör ki bizde pek müze gezmek isteyen yok. Meraklıları için Dünyadaki en büyük sanat müzelerinden biri olan ve tarihi ortaçağa kadar dayanan eserler bulunduran Rijkmuseum, en seçkin Van Gogh eserlerinin sergilendiği Van Gogh Museum, modern sanat eserlerinin sergilendiğiStedelijk Museum, çeşitli elmasların sergilendiği Dimond Museum, Museumplein’debulunuyor. Ayrıca önünde resim çekilmeden dönülmemesi gereken ”IAmsterdam” yazılarından biri de bu meydanda.
Amsterdam’la ilgili ilginç bilgiler…
* Her ne kadar kanallarıyla ünlenen Venedik olsa da Amsterdam’daki kanal sayısı Venedik’ten fazla. Tam tamına 165 tane kanal ve 1281 köprü var.
* Yılda şehre gelen turist sayısı 20 milyon civarı. Nüfusun 25 kat fazlası.
* Şehirdeki bisiklet yollarının toplam uzunluğu 400 km’yi buluyor.
* Şehirdeki bisiklet sayısı insan sayısından daha fazla. 800,000’e yakın olan nüfusa karşılık 1 milyon civarı bisiklet var. Kanallara düşen bisikletlerin sayısı da yılda 25,000’i buluyor.
* Şehirde yaşayan yerleşik insanlar 178 farklı milliyetten geliyor.
* İngilizce şehrin ikinci dili. Burada yaşayan hemen hemen herkes İngilizce konuşur ya da sizin dediğinizi anlar.
* Evlerin enden dar olmasının sebebi verginin evin dış cephe genişliğine göre alınması.
* CoffeeShoplarla normal cafeleri karıştırmayın. Cafeler yiyecek içecek satarken, CoffeeShoplarda marihuana vb. hafif keyif verici maddeler satılıyor. (NOT: Uyuşturucu bütün kötülüklerin anasıdır. Denemeyin.)
* Şehrin her yerinde görülen XXX sembollü bayrak genel olarak bilinenin aksine sex ve uyuşturucunun serbest olmasını değil 3 korkulan şey olan veba, yangın ve seli sembolize ediyor.
* Şehrin önemli bir kısmı rakım olarak deniz seviyesinin altında yer alıyor.
* Nedendir bilinmez Amsterdamlılarda perde kapama huyu yok.
* 2014 yılında Unicef’in gelişmiş ülkelerdeki çocukların refah ve mutluluk düzeyiyle ilgili gerçekleştirdiği anketin sonuçlarına göre birinci sırada Hollanda bulunuyor. 
Devamını oku ...

6 Ocak 2016 Çarşamba

İtalya’nın En İyi Outletleri



Bu yazım benim gibi alışveriş sevenlere gelsin. Bence Avrupa’daki en iyi outlet alışveriş merkezleri İtalya’da. Malum modanın kalbi İtalya’da atıyor. İtalyan markalarının müthiş tasarımlarına da diyecek yok doğrusu. Durum bu olunca İtalya seyahatleri hep daha bir heyecan verici olmuştur benim için. Outletler  İtalya’nın farklı bölgelerine dağılmış olmakla beraber Floransa, Roma ve Milano çevresinde en iyilerini bulmak mümkün.
 FLORANSA
The Mall
Floransa’ya arabayla 30dk mesafede. Designer outlet olarak adlandırılan lüks outletlerden ve bence İtalya’nın en iyilerinden.
Mağazalar:  Alexander McQueen, Balenciaga, Bottega Veneta, Burberry, Dior, Ermenegildo Zegna, Fendi, Armani, Moncler, Gucci, Pucci, Ferragamo, Valentino, Chopard…
Ulaşım
Adres: Europa 8, Leccio-Reggello.
Araba: (30 dk) A1 otobanı Roma yönünde
Tren:(35 dk) Floransa Santa maria Novella istasyonundan Rignano sull’Arno’ya gelip,5dk’lık taksi yolculuğuyla buraya ulaşabilirsiniz.
Web: www.themall.it

Space Factory Outlets (Prada)
Sadece Prada, Miu Miu; Helmut Lang ve Church’ün ürünleri bulunuyor. Prada fabrikasının ve genel merkezinin yakınında kocaman bir mağaza. Floransa’ya 45 dk mesefade.
Ulaşım
Adres: Via Levanella Becorpi, Localita Levanella, S.S 69, Montevarchi.
Araba: (45dk) A1 otobanı Roma yönünde
Tren: (35-45 dk) Floransa Santa Maria Novella ya da Campo di Marte istasyonundan Montevarchi’ye gelin. 5dk’lık taksi yolculuğuyla buraya ulaşabilirsiniz

Fendi
Fendi’nin kıyafet ayakkabı, aksesuar gibi tüm ürünlerini bulmak mümkün.
Ulaşım
Adres: Via Pian dell’Isola 66/33, Rignano sull’Arno, Reggello.
Araba: (30 dk) A1 otobanı Roma yönünde
Tren: (25-35 dk) Campo di Marte ya da Santa Maria Novella istasyonundan Rignano Sull’Arno Reggello ıstasyonuna gelince yürüyüş mesafesinde.

Dolce & Gabbana
İki katlı mağazada D&G’nın eski ve yeni sezon ürünlerini ve örnek ürünleri bulmak mümkün.
Ulaşım
Adres: Via S. Maddalena 49, Pian dell’Isola Rignano sull’Arno.
Araba: (30 dk) A1 otobanı Roma yönünde
Tren: Campo di Marte ya da Santa Maria Novella istasyonundan Incisa’ya gelip taksiyle 5dk’da ulaşabilirsiniz.

 MİLANO
Serravalle Designer Outlet
İtalya’nın ilk ve en büyük outlet alışveriş merkezi. 180’den fazla mağazayı bir arada bulabileceğiniz keyifli bir açık hava alışveriş merkezi. McArthur Glen Outlet zincirinin merkezlerinden biri
Mağazalar: Dolce&Gabbana, Prada, Versace, Moncler, Burberry, Armani, Bvlgari, Trussardi, Roberto Cavalli, Philipp Plein, Moschino…
Ulaşım
Adres: Via della Moda 1, Serravalle Scrivia.
Araba: Milano’dan 1 saat mesafede. A7 otoyolunun Blogna/Venezia istikametinde.
Tren: Milano Centrale istasyonundan Arquata Scrivia’ya gelip taksi ile ulaşabilirisniz.
Otobus: Milano Foro Bonaparte’den sabahları kalkan otobuslerle de ulaşılabilir.

FoxTown Factory Store
Burası İsviçre’nin İtalya sınırındaki bir outlet merkezi. İtalya otletlerine göre biraz daha pahalı olmakla beraber 160’dan fazla mağazayı bulmak mümkün.
Magazalar: Armani, Dior, Dolce & Gabbana, Gucci, Hugo Boss, Prada, Valentino, Versace, Burberry, La Perla…
Ulaşım:
Araba: Arabayla giderseniz sınırdan geçerken arabaya İsviçre otobanlarını kullanmanız için gerekli olan pulu almanız gerekecek.
Tren: Milano Porta Garibaldi istasyonundan İsviçre’nin Chiasso istasyonuna gelip, buradan taksi ya da alışveriş merkezinin ücretsiz otobusleri ile ulaşabilirsiniz.

Il Salvagente
En kolay ulaşılabilir outletlerden biri. Milano’nun arka sokaklarında. Alberta Ferretti, Armani, Balenciaga, Burberry, Cavalli, Chloe, Dolce & Gabbana, Emilio Pucci, Gucci, Marc Jacobs, Moschino, Prada ve Versace’nin ürünlerini satan tek bir mağaza burası. Seçenek çok fazla değil ama gidip görmekte fayda var.
Adres: Via Fratelli Bronzetti 16, Milan central. 

Armani
Kıyafet, aksesuar, ayakkabı, iç giyim gibi Armani’nin ürettiği tüm ürünleri bulmak mümkün.
Ulaşım:
Araba: (40dk) A9 otoyolunun Lake Como istikametinde.
Tren: Milano Nord Cadona istasyonundan Fino Mornasco istasyonuna gelip, taksi ile ulaşılabilir.
Adres: Via Provinciale per Bregnano, 12, Vertemate con Minoprio.

 ROMA
Castel Romano Designer Outlet
McArthur Glen Outlet zincirinin merkezlerinden biri. 140’dan fazla markanın mağazasını burada bulabilir ve açık havada keyifle alışveriş yapabilirsiniz.
Mağazalar: Versace, Burberry, Belstaff, Trussardi, Roberto Cavalli, Philipp Plein, Moschino, Coach, Michael Kors, …
Ulaşım:
Araba: (20dk) SS 148 yolu Pomezia yönünde.
Otobus: Termini istasyonunun hemen önünden kalkan otobuslerle kolayca ulaşılabilir.
Adres: Via Ponte di Piscina Cupa, 64, Castel Romano.
Devamını oku ...

5 Ocak 2016 Salı

Mozart'ın Şehri SALZBURG Kışın Bir Başka Güzel

1-salzburg-in-winter-jakob-radlgruber
Birkaç yıl önce yine bu zamanlar Salzburg’daydık. Yeni bir tatil araştırması yaparken aklıma gelince yazmadan geçemedim. Mozart’ın doğum yeri, ünlü Sound of Music müzikal filminin seti, UNESCO tarafından Dünya Mirasları Listesine girmiş Old Town (Eski Şehir) bölgesiyle Salzburg, Avrupa’da ki en güzel ve en iyi korunmuş şehirlerden bir tanesi. Özellikle Noel döneminde süslenmiş, ışıklandırılmış, beyaza bürünmüş sokakları müthiş bir görsel şölen sunuyor. Ayrıca kayak bölgelerine yakınlığı ile de kayak severler için güzel bir seçenek. En yakını 10 km en uzağı ise 130 km olmak üzere 22 farklı kayak bölgesi ile ile çevrili bir şehir burası. Çevresindeki kayak merkezlerine gelip bir gününüzü de Salzburg’a ayırabilirsiniz ki burası bir günde rahatlıkla gezilebilecek büyüklükte. İlk iş olarak turizm ofisinden bir harita edinin ve Salzburg sokaklarında kaybolun. 
Eğer müzelere meraklıysanız, Mozart’ın evini, kiliseleri, tepeye konuşlanmış kaleyi içerden görmek istiyorsanız en ekonomik çözüm Salzburg Card. Bu kart ile müzeden, toplu taşımadan, Untersberg teleferiğinden ücretsiz yararlandığınız gibi bazı konser ve tiyatrolardan da indirimli bilet alabilirsiniz. Eğer her yeri gezmek istiyorsanız Salzburg Card gayet makul. 1 günlük kart fiyatı €24, 2 günlük ise €32 iken Mozart’ın doğduğu evin girişi €10, kale €12, Untersberg teleferiği ise €23.
Salzach Nehrinin çevresinde kurulmuş olan Salzburg’un en görülmesi gereken bölgesi nehrin bir tarafında bulunan Eski Şehir yani Old Town. Salzburg Katedrali (Salzburg Dom Cathedral), Salzburg Kalesi  (Hohensalzburg Fortress), Aziz Peter Manastırı  (St. Peter’s Monastery), Ünlü cadde Getreidegasse ve onun üzerindeki Mozart’ın doğduğu ev (Mozart’s Birthplace) bu bölgede bulunuyor v üzerindeki Mozart’ın doğduğu ev (Mozart’s Birthplace) bu bölgede bulunuyor.
Salzburg sokaklarında en ilgimi çeken şeylerden birisi de dükkan tabelaları oldu. Öyle ışıklı devasa tabelalar görmek pek mümkün değil. Ferforje tabelalar dar sokaklardaki ambiyansla tam bir uyum içinde ve harika görünüyorlar. Getreidegasse, Salzburg’un en turistik ve bilinen caddesi. Tüm mağazalar, hediyelik eşyalar satan dükkanlar, kafeler, restoranlar bu caddede ayrıca  Old Town bölgesindeki bu cadde üzerinde Mozart’ın doğduğu ev de bulunuyor. Sapsarı rengiyle zaten ilginizi çekecektir. Mozart’ın müzikleri eşliğinde müzeye dönüştürülmüş evini gezebilirsiniz. Aslında Salzburg’u hiç sevmeyen, çok küçük ve sıkıcı bulan  Mozart şimdiler de Salzburg’un en önemli simgesi. Tüm hediyelik eşya satan mağazalar onun resmi olan çikolatalar, bisküviler, kartpostallar, magnetlerle dolu. Salzburg’un ünlü çikolatacısı Paul Fürst’ün 1980 de  yaptığı ve hala ününü koruyan Mozart çikolatası (Mozartkugel) almadan dönmeyin. Tüm şehirde bulabileceğiniz bu çikolataların asıl orijinali Alter Markt Square’de Konditorei Fürst adlı dükkanda.
files-SalzburgWinterGetreidegasseLarge16334615269_1aab261fcd_m
Mozart_(5)salzmo13
Salzburg Katedrali, Old Town bölgesinde bulunan başka bir muhteşem yapı. Bina 774 yılında kilise olarak yapılmış. 1100’lü yıllarda yanmış ve yeniden inşa edilmiş. Daha sonra 18.yy’da tamamen yıkılıp barok tarzında  tekrardan inşa edilmiş ve günümüze kadar muazzam bir şekilde korunmuş. Gerek dışı, gerek içindeki mimari, işlemeler, resimler, desenler göz alıcı. Ayrıca merak edenlere Mozart’ın vaftiz edildiği kilise burası.
04012011 (13)untitleduntitled1untitled3
Katedralden sonra rotamız Festungberg tepesine kurulmuş Salzburg Kalesi ( Hohensalzburg Fortress). Kale Avrupa’da buluna en büyük kale olmasıyla ünlü.  Harika manzara eşliğindeki füniküler hattıyla kaleye ulaşıyoruz. Yukarıda 360 derece Salzburg manzarası görmek mümkün. Manzara gerçekten şahane. sadece bu manzara için bile buraya çıkılabilir.
04012011 (12)04012011 (15)04012011 (21)P1040093
Aziz Peter Manastırı yine bu bölgede bulun başka bir güzel yapı. Ama açıkçası ana katedralden sonra burası çok ilgi çekici gelmedi. 15dk’lık kısa bir yürüyüşle ulaşabileceğiniz nehrin diğer tarafındaki Mirabell Palace ve bahçeleri, Salzburg’un başka bir turistik tarafı.1600’lü yıllarda inşa edilen saray bugün belediye binası olarak olarak kullanılıyor ve Salzburg’da ki bir çok nikah merasimine ev sahipliği yapıyor. Sound of Music filminin birçok sahnesi yine bu sarayda çekilmiş. Şimdi karlar altında kalmış sarayın bahçeleri bahar ve yaz aylarında muhteşem peyzajı ile göz alıyor. Ayrıca Salzburg kalesini en güzel fotoğraflayabileceğiniz yer burası. Nehrin yine bu bölgesinde Mozart’ın ve ailesinin yaşadığı evi ziyaret etmek mümkün. Açıkçası aşırı doz Mozart’a maruz kaldığımızdan bu evi de görmeyelim dedik.  Ayrıca 4 saat süren Sound of Music turuna katılıp, şehrin içinde ve çevresindeki filmin çekildiği yerleri ve göl kenarında ki Mondsee şehrini görebilirsiniz.

1776m’de Alp havasını solumak isterseniz Salzburg’dan 10 km uzaklıktaki Untersberg dağı gidilebilecek en yakın yer. Untersberg teleferiği ile ulaşılan tepede panoramik harika bir manzara, 8,5km uzunluğunda siyak kayak pisti ve restoran bulunmakta ayrıca yaz ve kış uygun kıyafetler ve rehber eşliğinde doğu yürüyüşleri yapmak da mümkün.
P1050164gipfelkreuz_print
Salzburg’da Avusturya mutfağının vazgeçilmezi şnitzel, gulaş ve apple strudel  yemeden dönmek olmaz. Şehrin içinde ve çevresindeki bir çok restoranda ya da pub’da bu yiyecekleri bulmak mümkün. Fakat Aziz Peter manastırının duvar dibinde bir restoran var ki çok ünlü. St Peter Stiftskeller, Avrupa’nın en eski restoranıymış ve 803 yılında açılmış. Geleneksel Avusturya yemekleri sunan restoranın hem lezzetleri hem atmosferi harikulade.
1db403f6ab42ddd2fd27ff613471866468340503_OCFvzVkH2ktJj4Y_B5dPvFAps-kQokeCsejRJCT3F3MqVAW-C4AaixO_8-0m3XTA-uUAwi3AA68npkQRN5QbM0st-peter-stiftskeller
Devamını oku ...
/*Sayfa numaralandırma*/